12 Temmuz 2010 Pazartesi

NASIL SABREDİLİR?

Bazen ben bile kendime şaşırıyorum. Sabrımdan dolayı… İnsanların gözlerimin içine baka baka içlerinden “Bu kız enayi olsa gerek.” demelerine neden olabilecek derecede sabırlıyım. Hatta kendim dahi bu şekilde düşünecek kadar…

Genellikle avantajını gördüm sabrımın. Ancak bazen dezavantaja dönüştüğü de oluyor tabiî ki. Bu dezavantajlarından en önemlisi, yukarıda da bahsettiğim üzere bazılarının sizin sabrınızı taviz, korkaklık ya da tepkisizlik olarak algılıyor olmaları. Bir de tembellik getirmesi var işin ucunda, hakikaten tembelleşebiliyorsunuz zaman zaman. Yani bir şeyi fazlaca beklemek, onun için adım atmaya üşenmeyi getirebiliyor ya da adım atmaktan vaz geçmeye neden olabiliyor bir süre sonra.

Yine de hani “Ben çok sabırsızım, çabuk öfkelenir ve çabuk sıkılırım.” diyen ve bunun tersi şekilde davranmak isteyenlere yardımcı olabilmek umuduyla dedim ki kendi kendime, “Bir yazı yazayım bari, nasıl sabırlı olunacağını anlatan…” kendi tecrübelerimden faydalanarak ve bugüne kadar dikkat etmediğim bazı yöntemlerimi daha net gözlemleyerek…

Madde madde yazacağım.

İşte sabırlı olmanın 20 altın kuralı:

Madde 1: Umursamaz değil, umursar ama sindirir olacaksınız. Yani hayatın size o anda ne sunduğu ile değil, size sunulan bu şeyin sebep ve sonuçlarıyla ilgilenecek, o sebep ve sonuçların tek başlarına ortaya çıkmadıklarına kanaat getireceksiniz. Kısacası kabulleneceksiniz bazı hatalarınızı ya da sizi sabretmeniz gereken şeyle karşı karşıya getiren şeyleri. Diyeceksiniz ki içinizden, “Bu şey benim (ya da başkalarının) bir takım hataları(m) (ya da doğru adımlarım) neticesinde ortaya çıktı. Ve bu durum geçene (ya da olumlu bir şey ise beklenen, gerçekleşene) kadar elimden gelen her şeyi yapmalı, ancak fazlasına gücümün zaten yetmeyeceğinin de bilincinde olmalıyım.”

Madde 2: Yukarıda bahsettiğim bu “sabredilmesi gereken şeyler” şayet değiştirebileceğiniz şeyler ise, onları bir an önce değiştirmek için harekete geçeceksiniz.

Madde 3: Değiştirmek için harekete geçtiğiniz şeyin ne ve nasıl olduğunu, nitelik ve niceliklerini iyi bir gözden geçirme ile net olarak belirleyeceksiniz. Ki, o şeyin değişmesinin ne kadar zaman alacağını da açıkça kestirebilesiniz. Örneğin bir fakültenin bitmesi 4 yıl alacaktır en az, bu kesin ve nettir. Fakültenin bitmesi için 4 yıldan az bir süre öngöremezsiniz.

Madde 4: 3. Madde ile sabretmeniz gereken süre toplamını açıkça ortaya koyduktan sonra, sabır gerektiren hususla mücadelenizi keyifli hale getirmeye çalışacaksınız. Mesela (benim gibi) gün boyu pop müzik dinleyip sakız çiğneyerek makyaj yapan ve bu önemli işinden arta kalan zamanlarında da dans eden ve büronun mutfağını yağmalayan bir sekreteriniz varsa, cinnet geçirip sekreteri doğramak yerine onun bu “ortalama bir insan evladı” vasfı taşımayan tavırlarından eğlence çıkartabilirsiniz. Dansına gülebilir, Serdar Ortaç şarkılarını ezberlemeyi deneyebilir, sürdüğü ojenin kokusunu içinize çekebilir ya da onu seyredip seyredip kendi halinize şükredebilirsiniz.

Madde 5: Değiştirmek istediğiniz şeyle ilgili olarak bir yandan çabalayıp bir yandan da sabrederken, içinde bulunduğunuz hayatı sevmek ve keyifli hale getirmek için çaba göstereceksiniz. Biliyorum, bu zaman zaman çok zor olabiliyor. Ama mutluluk yoksa sabretmek gerçekten işkenceye, yani katlanmaya dönüşür genellikle.

Madde 6: Sabrınızı zorlayan durum ya da şey her ne ise, onda da sevecek bir şeyler bulmaya gayret göstereceksiniz. Örneğin diyeceksiniz ki içinizden, “Evet ben bu kadınla bir arada bulunmayı sevmiyorum ama ben parayı seviyorum ve bu kadınla (evet, somut olayda sekreterle) bir arada bulunmak bana para kazandırıyor. Ya da diyeceksiniz ki mesela, “Neyse ki sadece sekreterim. Ya kardeşim olsaydı?”

Madde 7: Zaman zaman kör, zaman zaman sağır, zaman zaman da dilsiz olacaksınız. İçiniz içinizi kemirebilir evet. Ama bilmeniz gereken bir şey daha var: siz kör, sağır ya da dilsiz olmayı başardığınız anda sinirden delirme sırası sizi geçip, karşınızdaki insana bulaşıyor. Dolayısıyla kazanan doğrudan siz oluyorsunuz.

Madde 8: Gülümseyeceksiniz. Sizi yoran şey her ne ise (ki ben bu sekreter örneğini sevdim), sırıtarak bakacaksınız suratına. “Dalga geçiyor herhalde!” diyecek, bozulup kovuğuna çekilecek.

Madde 9: Olumlu düşüneceksiniz. Gerçekleşmesini (ya da gerçekleşmemesini) beklediğiniz şey her ne ise ona odaklanacaksınız ve en olumlu şekliyle hayal edeceksiniz geleceği. Mesela sekreteriniz evlenecek ve kocası çalışmasına izin vermeyecek. Bunun gibi… Pozitif olun!

Madde 10: Yaşadıklarınız sizi çok zorluyorsa, destek alacaksınız. Mümkünse ailenizden ve arkadaşlarınızdan. Bu mümkün değilse, ipin ucunu asla kaçırmamak kaydıyla (en fazla üç dört kadeh) şaraptan. Ama şarap işi uzamasın. Bir iki akşam yeter.

Madde 11: Karşınızdaki insanın sizi aptal yerine koyduğunu ve sabrınızı suistimal ettiğini anladığınız anda, “Bak, şu an yüzyüze olduğun bu tepkimin devamı gelmeyecek. Ama fazla kaşınmamanı tavsiye ederim. Bu sadece bir uyarı!” içerikli, kendi tarzınızın gerektirdiği küçük ama etkili bir tepki vereceksiniz. Sizi her daim mülayim ve sakin görmeye alıştığı için bu tepkiniz onda şok etkisi yaratacaktır ve kendine gelmesini sağlayacaktır. Bir daha size bulaşmak istediğinde iki kez düşünecektir.

Madde 12: Kibar olacaksınız. Size çıkışan ya da saygısız yaklaşan bir insanı sinirleriniz alınmış bir eda ve kafanızın tepesinde ışıktan bir hare ile “Lütfen sakin olun ve hislerinizi bana tane tane anlatmaya çalışın. Yeterince sakinleşti iseniz sizi dinliyorum. Yok, hala öfkeli iseniz daha sonra konuşalım.” cümlesiyle karşıladığınız anda, onun size karşı bir daha kolay kolay kabalaşamayacağının farkında olacaksınız.

Madde 13: İçdürtülerinizi bastıracaksınız. İnsanoğlu ile hayvanlar alemi arasındaki en büyük fark, hayvanın içgüdülerini bastıramamasına rağmen insanın içdürtülerine karşı koyabilmesidir. Örneğin hırs da bir içdürtüdür. Yeri geldiğinde gemlenmelidir. Ya da diyette iseniz, mutlak surette yemek yeme içdürtünüzü kontrol altında tutacaksınız.

Madde 14: Yapacağınız işlerde sakin davranmanın size çok şey kazandıracağının farkında olacaksınız. Başkaları öfke nöbetleri geçirip ellerine geçeni sağa sola fırlatır, kalp kırar, yapması gereken işleri unutur, suratsızlığıyla müşteri kaçırır ve stresten hastalanırken; siz huzurlu ve rahat bir şekilde işlerinizi yürüteceksiniz.

Madde 15: Müzik dinleyeceksiniz. O anki ruh halinizin ne gerektirdiğini tespit edecek ve ona göre müzikler tercih edeceksiniz. Örneğin öfkeli iseniz sakin ve rahatlatıcı, keyifli iseniz hareketli, yorgun ancak huzurlu iseniz doğal müzikler çalacaksınız. Ve sizi yoran şeyden uzaklaşacaksınız.

Madde 16: Sık sık okuyacaksınız. Bu sizi gevşetecek ve sinirlerinizi alacaktır. Unutmayın ki sabırsızlığın büyük kısmı sinirden ve stresten gelir. Zaten arınmış bir zihnin çok sabırsız olması beklenemez.

Madde 17: Bazen kafaya hakikaten takmayacaksınız. Bileceksiniz ki şu hayatta sizden ve sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok.

Madde 18: Öfkeli ve karamsar insanları çevrenizden uzaklaştıracaksınız. Zira negatif enerji de, pozitif enerji de saridir. Kişiden kişiye çok kolay geçer.

Madde 19: Çocuk gibi davranacaksınız. Tüm saflığınız ve temizliğinizle yaklaşacaksınız insanlara. Hoş göreceksiniz, hoş göremediğiniz anlarda görmezden geleceksiniz. Ama bunu sinir harbi haline dönüştürüp kendi kendinizi yemeyecek, taviz verdiğinizi düşünmeyecek, sabrı korkuyla ya da alttan almayla karıştırmayacaksınız. Alttan almamanız gereken anlarda, 11. Maddeyi uygulayacaksınız.

Madde 20: Ve son olarak: Tüm çabalarınıza rağmen değiştiremeyeceğiniz bir durumla karşı karşıya iseniz, bileceksiniz ki şu dünyada hiçbir şey kalıcı değil. Sizi üzen ve sabrınızı zorlayan o şey her neyse, onu değiştirmek sizin elinizde olmayabilir. Ama o dahi zamana tutunabilecek güce sahip bulunmamakta. Yani eninde sonunda değişecek, sizi özgür bırakıp kendi köşesine çekilecek. Bunu düşünecek ve diyeceksiniz ki sizi yoran o şeye, “Sen bir gün benim hayatımdan çıkıp gideceksin. Ama ben buradayım, tüm gücümle! Ve sen çekip gittiğinde de burada olacağım!”

Bunlar benim kendimi gözlemleyerek ve çevremden örnek alarak, zaman zaman da saçma kişisel gelişim kitaplarından cımbızla seçerek keşfettiğim minik sabır sırlarım. Dilerim işe yararlar.

Bu arada… Çok komik dans ediyor bu kız. Gerçekten.

2 yorum:

  1. çok güzel ya... son zamanlarda ben de sabırlı olmanın yollarını arıyorum, benim de benzer fikirlerim var uyguladığım. avantajlarını da yaşıyorum dezavantajlarını da... sabretmeyi öğrendikçe çevremdekileri ve kendimi daha az üzdüğümü farkettim...

    YanıtlaSil
  2. harikasınızzzzzzzzzzzzz.Allah razı olsun

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...