bazen de isimlere insanları...
mesela ofisteki stajyerlerimizden birisinin ismi başka bir şey, şimdi zikri lazım değil. ama ben onun "fatma" olması gerektiği kanaatindeyim.
o bence "fatma" olmalıydı. o, benim gözümde bir "fatma". kaç kez son anda engellediğim ağzımdan fatma adının çıkmasını, ona seslenirken. hatta birkaç kez de seslendim evet.
bence "fatma" esmer kadınlara göre bir isim. bütün "fatma"lar esmer ya da diğer kriterleri de taşıyan bütün esmerler "fatma" olmalı.
yani esmer, zayıf, yüksek sesle konuşan, çabuk öfkelenen, öfkelendiğinde de ellerini beline koyup "caaart kabakağıt!" diye bağırabilme yetisine - rahatlığına - cesaretine ya da o her neyse işte o şeye sahip tüm kadınlar "fatma" bence. aynı zamanda "fatma dediğinin" kaşı az olmalı. böyle çenesini yukarı kaldırarak, meydan okur gibi konuşmalı konuştuğunda. şalvar giyse eğreti durmamalı üzerinde, güzel yufka açabildiğine inandırmalı insanı görünüşü. işte bu kriterler varsa, o kadına artık gönül rahatlığıyla fatma diye seslenebilirsiniz.
"gül" adında bir arkadaşım var. o da "gül" değil, "melek" bence aslında. çok da melek gibi bir insan olduğundan değil. ama "melek" işte. melek adı böyle bir ürperti, bir naiflik, bir heyecan ve telaş hali verir ya sanki insana. ya da bana, bilmiyorum... hani o "melek" ruhunu anında teslim edecekmiş gibidir, iki lafı bir araya getiremez heyecandan - telaştan... beyaz tenlidir, saçları kızıla çalar, çillidir; genellikle tombuldur. utanır, kızarır... bu kız da öyle işte.
ondan bahsedeceğim her seferde önce "melek" deyip sonra "gül"e dönüyorum. hatta bazen dönmüyorum. kendisi de alıştı artık.
melek adında bir tanıdığım da yok ne ilginçtir ki. "melek"ler nasıl olur, deneyerek öğrenmedim. ama "melek" dediğin telaşlıdır. paniktir her an. çillidir. öyledir öyle!
bir keresinde istanbulda, bir arkadaşımın ofisine ziyarete gittim. neyse, bir süre sonra akşam için plan yapmaya başladık, "şuraya gideriz, bunu yaparız." gibisinden... bunları konuşurken arkadaşım sürekli "olga da gelsin.", "ha tamam, olga da gelir.", "olga, sen, ben, hümeyra..." gibi şeyler söyleyip duruyor tamam mı? ben de tanımıyorum olga kimdir, neyin nesidir... meraklandım tabi, ve sordum "deminden beri bir olgadır tutturmuş gidiyorsun, kim bu olga? yengemiz mi yoksa?" diye... cevap verdi arkadaşım: "e olga burada işte!"
gösterdiği yöne baktım.
of, çok kötüydü!
yine biz yaşlarda, 1.80 boylarında, atletik yapılı, bildiğiniz bir "delikanlı" vardı o parmağın gösterdiği noktada.
kaçtım tabi.
şimdilerde olga dendiğinde iki kez düşünüyorum. gözümün önüne o delikanlı geliyor.
ve sonra diyorum ki, "yok arkadaş. olga dediğin boylu poslu, kaslı yapılı olur. bu kadına yakışmamış. ama şuradaki delikanlıya yakışırdı bak."
gel gelelim "hüseyin"lere. bence "hüseyin"ler 50'li yaşlarında, beyaz saçlı, bıyıklı, göbekli, saçları yaşlarına inat dökülmemiş, ellerini arkalarında birleştirip yürüyen, mülayim, akılcı, çok sigara içen ve arkadaşlarıyla okey oynamayı seven insanlardır. genç hüseyin olmaz; gençse hüseyin değildir, başka birşeydir o.
bir de bu hüseyinlere her soyadı yakışır. hüseyin yılmaz, hüseyin yıldız, hüseyin kocakafa, hüzeyin karaboğaz, hüseyin bilmemne, hüseyin bilsennolur...
bir de "bekir" var bizim arkadaş... ama bence "mustafa" o. böyle yuvarlak kafalı, orta boylu, tombulca, şakacı, güleryüzlü, hareketli, iyiliksever, temizkalpli bir insan. mustafalar iyidir. yakışıklı değildirler, ama iyidirler. keyiflidirler.
ayşe'ler güleryüzlü, sempatik, al yanaklıdırlar. teyze olmaya müsaittirler ancak yaş ortalamaları 35'tir. güzel börek yaparlar, çay partilerini severler.
didem'ler nazlıdır, kendinibeğenmiştir, arabesktir. sevmem pek. siz de sevmeyin.
fotoğraftaki kedi de müzeyyen'ler gibi bakıyor bence.uzatmamalı.
bir de bizim kamil vardı. kamil değildi o. ahmet falandı en fazla.
ecik'le bücük nasıl?
Size katılmamak mümkün değil ben çalışırken mesleğim gereği de hem insanlarla hem isimlerle yakından ilgiliydim ve hep aynı isme sahip olan tanıdıklarımı her yönleriyle karşılaştırmışımdır ve çok büyük benzerliklere sahip olduklarını gözlemlemişimdir. İsimlerin kişilikleri etkilediği görüşümü bu karşılaştırmalarım hep desteklemiştir. İşte bunun için çocuğa isim verirken çok düşünüp araştırmalı konmak istenen isimdeki kişileri birçok yönlerden ayrıntılarını göz önünde bulundurarak isim vermeli derim. Birde melek ismine değineyim tam tersi fettan, çalçene,aceleci ve bencil :) yani gül isminin tersi karakter :))
YanıtlaSilsaçma sapan bir yazı. zekice filan değil. lütfen artık yazmayın.insanların dolduruşuna gelerek kendinizi komik duruma düşürmeyin.
YanıtlaSiloldu.
YanıtlaSilbazen o kadar doğru tespit ki ancak bir o kadar da yanlış bir tespit...velhasıl insana doğru dedirtirken :) yanlış yav bu tespit dedirtecek kadar doğru....
YanıtlaSilsize katilmamak mumkun degil,bende de olur bu tur isim yakistirmalari,ama Fatma ismini bunlardsan ayri tutmak istiyorum,benim icin cok ozel bir anlam yukludur 'Fatma' ismi...
YanıtlaSil