* açıksözlü insanları severim okuyucu. açıksözlü iş erbabını daha çok severim:
* bu açıksözlülük "abicim seni yiyip yememeleri umurumuzda değil aslına bakarsan. ama sonra cırcır oluyor hayvancağızlar, yeminle canımız çıkıyor ha!"ya varırsa, işte o zaman bayılırım duyuru sahibi amcalara:
* aynanın önünden ayrılırken her seferinde kendime "haaaydi görüşürüz!" diyorum ey okuyucu. bu artık beni korkutuyor.
* bence uyumak çok komik bir şey.
* hatırla: eskiden walkman'ler vardı. kaset çalarlardı. yanında o kocaman walkman ile beraber bir de kaset taşımak zorunda kalırdın. birkaç sevdiğin albüm, ya da evde çift kasetçalarlı teyple kendi hazırladığın karışık, cızırtılı bir kaset... ikide bir pili biterdi walkman'in. uğraş dur... ne eziyetti...
* bence can yücel'le charles bukowski birbirine çok benziyor. ikisini de çok seviyorum. ama "son kuruşuna kadar oynamıyorsan asıl mesele para değildir." ve "egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak, o zamana kadar b.ku yedik!" diyen adamı, yani bukowski'yi ayrı tutuyorum nedense.
* bukowski kadar zeki olmak isterdim.
* bukowski kadar umursamaz olmak isterdim.
* arif sağ'a sormuşlar "sesiniz çok kötü, neden hala şarkı söylüyorsunuz?" diye... cevap vermiş: "güzel sesle nenem de söyler!"
* geceleri yıldızları seyretmelisin. görebildiğin bir yerde tüm samanyolu'nu... uzansan, dokunacakmışsın gibi bir parça yıldız tozuna... yağmur hiç yağmamışçasına yeryüzüne ve tertemizmişçesine bulutların buğusu... uzanıp dokunacaksın havadaki bir hayale; neyse işte tutunabileceğin o şey; aşk, para ya da her neyse... o'na...
* bir şarkı söyleyeceksin sonra.
* sonra gülümseyeceksin. öylesine. derin. umutlu. huzurlu. sakin. öylesine.
* alıngan değilim. ama ince düşünen bir insan olduğuma inanıyorum. ve genellikle, aynı inceliği karşımdakilerden de bekliyorum. ama göremiyorum... dolayısıyla da alıngan olmamama rağmen, başkaları için gayet sıradan olan bazı davranışlar beni kırıyor, çünkü o davranışları yapmaktan ben kaçınıyorum. yani şöyle: kabalık olarak işaretle - kaçın ve yapma - insanların gözünde normal bir davranış olsun - e doğal olarak da uygulasınlar - sen kabalık olarak işaretlediğin için hafiften kırıl. böyle bir kısır döngü.
* bilmem şu feleğin bende nesi var...
* akasya ve leylak kokulu parfümler bulmalı. kışı kışlığından utandırmalı.
* bütün gün sigara kokulu bir ortamdaydım. saçlarım sigara kokuyor. ne büyük eziyettir sigara kokulu saçlar... hele ki ekşimişse o duman çok beklemekten, hele ki mavi maviyse saç tellerindeki kokusu...
* tuzlu aşure yaptırmalı çerkes annelere... ya da "aşure çorbası", her ne denirse işte ona... sütlü olmalı, en az iki üç kaseyle kalkılmalı sofradan...
* sevmeli hayatı ey okuyucu. "ben ne yaptım ki şimdi?" derken bile... sevmeli...
* :)


0 yorum:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.