Uğruna
türküler yakılan kavramlar vardır.
Aşk'ın
başını çektiği...
Ki
aşk da bir çeşit esarettir aslında.
Bir
çift kara göze esir olmaktır.
Ya
da yarin çiçeklerce kokusuna...
Esaret,
aşkın ruhunda vardır. Kalbin derinliklerinde hissedilenler bağımlılıktan ve
kendini adamaktan ne denli uzaksa, aşka da o kadar mesafelidirler. Aşk, esir
eder insanı kendine. Ve bu kölelik, maşuka duyulan bağlılık şeklinde yansır
maddeye. Aşkın ruhundaki esaretin elle tutulur tek yanı budur. Gerisi mi?
İnkar... İnkar eder her aşık esaretini. Kendine bile anlatamaz, utanır, saklar.
Ve herkes zanneder ki dolayısıyla, en kör aşık kendisidir.